2012 Mevlid Kandili Tarihi
    Mevlid Kandili 2012
    Mevlid Kandili Hangi Gün
    Mevlid Kandili Hakkında

    “Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.”
    (Enbiyâ, 107)

    İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü’l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye “Mevlid Kandili” denir.

    O’nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.

    O’nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allahın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur:

    “Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah’ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler.”
    (Âl-i İmrân, 164)

    Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı “Vesiletün’necat” olan mevlid kitabı O’nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir.

    Sevgili peygamberimizin doğum günü olan Mevlid gecesi bu yıl 3 Şubat Cuma akşamını 4 Şubat Cumartesi gecesine bağlayan geceye denk geliyor.

    Mevlid Kandiliniz kutlarken, Resül-ü Ekrem Aleyhisselam’a salat ve selam ederiz.

    Mevlid Kandili Ne Zamana Denk Geliyor 2012
    2012 Mevlid Kandili Ne Zaman Kutlanacak,
    2012 Yılı Mevlid Kandili,
    2012 Yılı Mevlid Kandili Tarihi

    Mevlid kandili 2012 3 Şubat cuma gününe denk gelmektedir.Peygamberimizin doğduğu bu kutlu gece her sene Rebiülevvel ayının 11. gecesi kutlanmaktadır.

    2012 Mevlid Kandili 2012 Mevlid Kandili Ne Zaman
    Mevlid kandili hangi ay
    2012 mevlid kandili ne zaman
    Mevlid kandili ne zaman kutlanır

    Mevlid kandili ne zaman 2012

    Mevlid kandili 2012 3 Şubat cuma gününe denk gelmektedir.Peygamberimizin doğduğu bu kutlu gece her sene Rebiülevvel ayının 11. gecesi kutlanmaktadır.

    Kur’an-ı Kerim Okumanın Faziletleri
    Kur’an-ı Kerim Okumanın Faydaları
    Kur’an okumanın yararları nelerdir
    Kur’an-ı Kerim hakkında – Kur’an-ı Kerimle ilgili hadisler

    - “Kur’an okuyunuz. Çünkü Kur’an, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir.” (Müslim, Müsâfirîn 252.)
    Mahşer meydanında yapayalnız kalmak istemiyorsak, cehennemin yakıcı ateşi ile değil cennetin aşk ateşi ile yanmak istiyorsak Kur’an okuyalım!

    Başlayalım Allah’ın elifi ile.

    Elif, tutuşmak demek. Tutuşsun kalplerimiz Allah aşkı ile.

    2- “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 21.)
    Sevgili peygamberimizin müjdesine kavuşalım:İnsanların en hayırlısı olmak.

    3- “Kur’an’ı gereği gibi güzel okuyan kimse, vahiy getiren şerefli ve itaatkâr meleklerle beraberdir. Kur’an’ı kekeleyerek zorlukla okuyan kimseye de iki kat sevap vardır.” (Buhârî, Tevhîd 52)
    Kur’an okurken Sefere ve Ketebe denilen meleklerle berabersiniz. Sizi dinliyorlar. Gıbta ediyorlar okuyuşunuza. “Ben iyi okuyamıyorum.” diye üzülmeyin. Samimiyetle okuyun, size iki katı sevap var.

    4- “Kur’an okuyan mü’min portakal gibidir: Kokusu hoş, tadı güzeldir. Kur’an okumayan mü’min hurma gibidir: Kokusu yoktur, tadı ise güzeldir. Kur’an okuyan münâfık fesleğen gibidir: Kokusu hoş fakat tadı acıdır. Kur’an okumayan münâfık Ebû Cehil karpuzu gibidir: Kokusu yoktur ve tadı da acıdır.” (Buhârî, Et’ime 30)
    Portakal ve hurma ağaçta yetişir. Dolayısıyla yükseklerdedir. Müslüman, Kur’an okusa da okumasa da Allah katında değerlidir. Ancak Kur’an okursa portakal gibi daha güzel olur.

    5- “Allah şu Kur’an’la bazı kavimleri yükseltir; bazılarını da alçaltır.” (Müslim, Müsâfirîn 269)

    Hem dünyada hem ahrette yükselmek ancak Kur’an-ı Kerim okumak ve Kur’an ile yaşamaktan geçer.

    Kur’an-ı Kerim’i çöl kanunu diyenler ve onun emir ve yasaklarını çağ dışı görenler alçalırlar.

    “Biz Kur’an’dan, mü’minlere şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz. Ama Kur’an, zalimlere ziyan artırmaktan başka bir katkıda bulunmaz” [İsrâ sûresi, 82]

    6- “Kalbinde Kur’an’dan bir miktar bulunmayan kimse harap ev gibidir.” (Tirmizî, Fazâilü’l-Kur’ân 18.)

    Harabe halinde bir evde oturmak istemeyiz değil mi? Peki harabe bir kalpte iman oturur mu?

    7- “Her zaman Kur’an okuyan kimseye şöyle denecektir: Oku ve yüksel, dünyada tertîl ile okuduğun gibi burada da tertîl ile oku. Şüphesiz senin merteben, okuduğun âyetin son noktasındadır.” (Riyâzü’s- Sâlihin, Hadis no:1003)

    Cennettesin ve Allah(c.c) melekleri vasıtasıyla nida ediyor: Kur’an’dan okudukça yükseleceksin. Oku ve cennette yüksel!

    Ezberlediğin kısacık İhlas suresinin seni nerelere yükselteceğini bilemezsin. Peygamber Efendimiz(s.a.v), “Ben şu “kul hüvellahü ahad” sûresini seviyorum, diyen Hz. Enes(r.a)’e şöyle buyurmuştu:
    “Şüphesiz ki onun sevgisi seni cennete sokar.” (Buhârî, Ezân 106)
    Kur’an’ı okuyup onun bir emrini yerine getirmenin sizi hangi cennete götüreceğini tahmin bile edemeziniz.

    8- “Kur’an hâfızı, bağlı devenin sâhibine benzer. Deve sahibi devesini sürekli gözetirse elinde tutar. Eğer onunla ilgilenmezse kaçıp gider.” (Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 23)

    Küçüklüğünüzde Kur’an Kursuna gittiniz ve bazı sureleri ezberlediniz. Bir ara fark ettiniz ki unutmuşsunuz? Daha doğrusu unutturulmuşsunuz.

    Sebep yazın öğrenip kışın öğrenilenin tekrar edilmemesi sebebi iledir. Tekrar etmenin en güzel yolu namaz kılmaktır. Başka bir iade ile Kur’an’ı unutmanın önemli bir sebebi namaz kılmamaktır.

    9- “Bir cemaat Allah’ın evlerinden bir evde toplanır, Allah’ın kitabını okur ve aralarında müzakere ederlerse, üzerlerine sekînet iner, onları rahmet kaplar ve melekler etraflarını kuşatır. Allah Teâlâ da o kimseleri kendi nezdinde bulunanların arasında anar.” (Riyâzü’s- Sâlihin, Hadis no:1003)

    Bu hadis-i Şerif biz Müslümanların büyük bir yarasına parmak basmaktadır. Allah’ın evi olan camilerde namaz kılar kılmaz çıkılmaktadır. Herhangi bir Kur’an çalışması yapılmamaktadır. İmam ve cemaat önceden gelse ya da namazdan sonra birkaç âyet üzerinde dursa ne güzel olur!

    Evlerimizde akşamları Elmalı ya da Ruhu’l-Beyan gibi güvenilir tefsirlerden birkaç satır okumalar yapsak ne güzel olur!
    Üzerimize sekine iner. Yani melekler iner. Allah(c.c) bu meleklere “ Bakınız benim falan kullarım beni zikrediyor, kitabımı okuyor ve onu müzakere ediyorlar.” diyerek onların da dua etmelerini ve bizi sevmelerini ister.

    Böyle bir meclisi Allah’ın rahmeti kaplar. O meclistekilerin kul hakkı dışındaki günahları ve kusurları bağışlanır. Rahmet melekleri böyle bir topluluğun etrafını kuşatır ve onları her türlü şerden, kötülükten ve tehlikeden muhafaza eder. Bazı hadislerde açıkça ifade edildiği gibi, onların etrafında dönüp dolaşır, yerden göğe kadar onları bir koruma halkası içine alırlar. Okudukları Kur’an’ı dinler, zihinlerine ve gönüllerine açıklık ve ferahlık verir, onları âdeta ziyaret eder ve kendileriyle musâfaha ederler.

    10- “Bu Kur’ân, Allah’ın ziyafet sofrasıdır. Yiyebildiğiniz kadar onun nimetlerinden yiyiniz.

    “Şüphesiz ki bu Kur’ân Allah’ın ipidir, apaçık bir nurdur ve fayda veren bir şifadır.

    “Kur’ân kendisine sarılanın koruyucusudur, kendisine uyanların kurtarıcısıdır. Kur’ân’a uyan doğru yoldan sapmaz ki kınansın, eğritmez ki doğrultulsun.

    “Kur’ân’ın hârikalığı ve üstünlüğü kaybolmaz, çok okumakla eskimez.
    “Onu okuyunuz, çünkü Allah onun her harfine on ecir verir. Dikkat edin! Elif lâm mîm bir harftir demiyorum. Fakat elif tek başına bir harf, mim tek başına bir harf ve lâm tek başına bir harftir.” (et-Tergîb ve’t-Terhîb.c. 3 s.276)
    Gelin, raflardaki Kur’an’ı gönlümüze indirelim. Kur’an sofrasına oturalım ki kalbimiz nur ve huzur ile dolsun ve doysun. O nur ile de yolumuzu aydınlatalım. Maddi-manevi dertlerimiz için Kur’an eczanesinin ilaçlarını kullanalım.

    yazar Ali Tekelioğlu

    Kuranda Bakara Suresinin Faziletleri
    Bakara süresinin faziletleri nelerdir
    Bakara suresinin faziletleri hakkında
    Bakara suresi ve faziletleri

    Bakara sûresinin fazîleti
    Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
    “Kur’ân-ı kerîmi okumaya devam ediniz. Çünkü Kur’ân-ı kerîm, kıyamet günü
    okuyucularına şefaatçı olarak gelecektir. Ay gibi parlak ve nûrlu Bekara ve Âl-i
    İmrân sûrelerini okumaya devam ediniz. Çünkü bu iki sûre, kıyâmet gününde iki
    bulut kümesi veya iki gölgeleyici veya gökyüzünde kanatlarını açmış saf saf iki
    alay kuş gibi gelecekler ve kendilerini okuyan kişileri harâretten, ateşten
    koruyacaklar, şefaat edeceklerdir.”
    “Bekara sûresini okumaya devam ediniz. Çünkü onu belleyip öğrenmek
    büyük bir berekettir, onu terketmek yani öğrenmemek ise büyük bir ziyandır.
    “Her şeyin bir zirvesi vardır; Kur’ân-ı kerîmin zirvesi de Bekara sûresidir. Bu
    sûrenin her âyeti ile seksen melek inmiştir.”
    “Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz. Muhakkak ki, içinde Bekara sûresi okunan
    evden şeytan kaçar.”
    “Kim herhangi bir gecede Bekara sûresini okursa, o sayede kendisine
    Cennette tâc giydirilir.”
    (Allahü teâlânın İsm-i a’zamı şu iki âyettir. Bekara sûresi 163. âyeti ile Âl-i
    İmrân sûresinin başıdır.)
    “Her kim Bekara ve Âl-i İmrân sûrelerini gündüzleri okursa akşama kadar
    münâfıklıktan berî olur. Her kim bu sûrelerin her ikisini geceleri okursa, sabaha
    kadar münâfıklıktan beri olur.”
    Hazret-i Ömer buyurdu ki:
    “Bekara ve Âl-i İmrân sûrelerini geceleri okuyan kimseye, bütün gece ibâdetle
    meşgul olmuş gibi sevab verilir.”
    Abdullah ibni Mes’ûd, buyurdu ki:
    “Evde, Bekara sûresinin başından beş âyet okunduğu gece, şeytan o eve
    giremez.”
    Seyyid Alizâde buyurdu ki:
    “Hatim indirirken, Felak, Nâs sûrelerini okuduktan sonra, hemen Fâtiha ve
    Bekara sûresinin başından beş âyet okumak çok sevâbdır